10 Ekim 2013 Perşembe

Son 10

Benim minik meleğim,
Sadece 10 gün kaldı seni kollarıma almama. Seni öpmeme, koklamama sadece 10 gün kaldı. 260 gün olmuş sen bana geleli. Ne çabuk geçti zaman. Minicik bir fasulye tanesinden bile minikken gün geçtikçe büyüdün içimde. Babanla mm'leri sayardık "Bak oğluma nasıl da büyümüş diye" Evet, o zaman bile oğlum derdim ben sana hep. Varlığını öğrendiğim günden beri biliyordum senin dünya tatlısı minik bir oğlan olduğunu. Seni okşarken, senden bahsederken "oğlum" derdim hep. Baban da kızdırırdı beni, hele bir kızımız olsun bir bir anlatacağım ona, annen hep erkek istedi diyeceğim diye. Ama bak ben haklıymışım, senin gibi küçük bir prensim var şimdi.
O kadar muhteşem ki seni içimde hissetmek. Hareketlerin, o minicik ayaklarınla, ellerinle itmelerin öyle müthiş hissettiriyor ki bana kendimi. Sana kavuşmak için çok heyecanlıyım, ama bir yandan istemiyorum henüz doğmanı, benden ayrı olmanı. Gece gündüz seni hissederken içimde, her hareketinle eğlenirken (arada canım yansa da) 10 gün sonra artık içimde olmayacak olman garip hissettiriyor. Bunu söylediğim herkes garip garip bakıyor yüzüme ama ben senin içimde olmanı çok özleyeceğim miniğim.
Canım yansa da dedim ya biraz önce bazen öyle sert vuruyorsun ki, irkiliyorum, boş bulunup hopluyorum, bazen çok acıyor canım. Ama Aras'ım o acı bile mutlu ediyor beni, ohh diyorum demek ki benim miniğim iyi, nasıl da oynuyor içerde yaramazım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder