24 Aralık 2013 Salı

67.gün

Tatlı oğlum benim saat 9'da uyandın. O zamandan beri emip duruyorsun. Saate bakıyoruz, ooo saat 01:11 beyfendi. Ve siz hala emmek istiyorsunuz. oyun halısında geçirdiğin 10-15 dakika ve dedenin kucağındaki 5-10'ar dakikalık molalar haricinde sürekli emdin bitanem. Uyku öncesi son olsun diye ışıkları kapattım, emzirdim, emzirdim, emzirdim. Gazını çıkarayım diye aldım göğsüme sırtını sıvazlamaya başladım ama sen durur musun yaladın durdun beni. Biraz gezinelim dedim koridorda ne de olsa bayılırsın gezmeye, anneannen çağırdı gittik yanlarına. Deden şaşırıyor kaç saattir emiyor yetmiştir diye. Soktu parmağını ağzına onu da yalamaya başladın. Sen var ya sen! Ne numaracı ne oyuncu bir bebek oldun böyle. Deden çekince parmağını başlıyorsun gülmeye. Aaguu, aooo diye anlatıp duruyorsun. Küçük sıpa öyle belli ki açlıktan değil de keyiften emmek istediğin. Ben bunları yazarken anneannen getirdi seni yanıma. O altını alıyor sen de bana bakıp ağız şapırdatıyorsun. Canım oğlum ne çok seviyorsun sen beni. Yoksa sütü mü demeli :) Neyse yavrum ben sözlerime burda son verip seni daha fazla bekletmeden geçeyim emzirmeye. Malum sen aceleci bir bebeksin bekletmeye gelmezsin.

19 Aralık 2013 Perşembe

62. gün

Yeni yapmaya başladığın hareketleri yazmaya çalışıyorum fırsat buldukça. İlk kez bugün farkettim, gözlerini ovuşturmaya başladın uykun gelince. O yumuk yumuk minicik ellerinle nasıl da tatlı görünüyorsun güzel oğlum.

18 Aralık 2013 Çarşamba

2.ay

Balbademim bugün iki ayı bitirdin. Günler ne çabuk geçiyor. Benim tatlı oğlum nasıl da büyüdün böyle. Seninle geçen her gun birbirinden güzel. Bugün deden yatırdı seni kucağına,  konuşuyordu seninle. Gülmüşsün ona o kadar çok keyiflendi ki o kadar çok mutlu oldu ki! Beni görünce öyle bir heyecanlandın ki çok mutlu oldum. Ellerini kollarını sallamaya başladın ayaklarını oynattın, deden görüyor musun bak nasıl da tanıdı seni diyor.   Dün okudum bi yerde bu dönemde bağlantıları kurmaya baslarmışsın. Anne=beslenme gibi. Ben kesinlikle eminim sen kurmussundur bağlantıyı. Anne=meme=süt Ee o zaman ne bekliyorum ağlama zamanı,  sütümü verin bana :-)

13 Aralık 2013 Cuma

56. gün

Iki üç gündür daha değişik sesler çıkarmaya başladın
Neler anlatıyorsun neler söylüyorsun bilmem :) o kadar tatlısın ki biricik oğlum bayılıyorum çıkardığın seslere. Ben bir şey anlatırken daha dikkatli bakıyorsun yüzüme. Inga ve aa'nın yanına aahhh'lar uuhhuh'lar eklendi. Baban yolda su anda geliyor,  nasıl da şaşıracak seni görünce. O gittiğinden beri yarım kilo daha aldın,  daha da tombis oldu yanakların.

12 Aralık 2013 Perşembe

55. gün

Evet, her çocuk ayrı güzel her çocuk ayrı özel.  Evet belki de o atasözünde dendiği gibi kuzguna yavrusu sahin görünüyor. Ama benim canım oğlum ben senden daha güzel bir şey bilmiyorum şu yeryüzünde. Sana bakarken hissettiğim mutluluğun tarifi yok. Senin annen olmakla gurur duyuyorum. Ben ne şanslı bir kadınım ki Allah bana senin gibi bir güzelliği layik gördü. Şu anda seni emziriyorum. Öyle müthiş bir his ki bu. Emerken çıkardığın sesler, yüzündeki o huzurlu o mutlu ifade. Çok çok ilginç çok değişik bir şey bu. Seni beslemek senikendi sütümle büyütmek gurur verici. Odanın ışıkları açık olsaydı fotoğrafını çekmek isterdim şu anki masumlugunun. Bayılıyorum emerkenki bakışlarına. Kimi zaman kendinden geciyorsun, sarhoş bir ifade ile yüzünde.  Kimi zaman öyle bir kavriyorsun ki sanırsın elinden almaya kalkan var. Ama her seferinde aynı heyecanla başlıyorsun emmeye. Cok mutlu ediyorsun beni. Memede uyuya kaldın yine. Keşke su bel ağrısı olmasada kkeyfini bozmasam hic.

4 Aralık 2013 Çarşamba

47. gün


Benim güzel meleğim o kadar tatlı uyuyorsun ki şu anda. Biraz önce emzirdim seni. Kucağımda uyudun kaldın. Yatırdım beşiğine, eller yine havada. Karnımda da böyleydin sanırım seviyorsun böyle durmayı. 
Bugün 47. günümüz seninle. Günler ne çabuk geçiyor. Dün Aylin'in çektiği fotoğraflar geldi. Ne kadar minikmişsin. Ağladım fotoğraflara bakarken, karnımdan seni çıkarışları, ilk ağlaman, ilk bakışın, sana ilk dokunuşum... Hepsine bakarken duygulandım, hüzünlendim, gülümsedim, karmakarışık duygular içindeydim. Teyzenin hediyesiydi bu fotoğraf çekimi. İyi ki de yapmışız, iyi ki o gün Aylin ordaymış yoksa seni görmenin şaşkınlığıyla, sevinciyle kimse çekemezdi bu kadar güzel fotoğrafları.

30 Kasım 2013 Cumartesi

43. gün

Canım oğlum bugün hastahaneye gittik. Kontrolün vardı. Nasıl da büyümüşsün, kocaman olmuş benim güzel oğlum. Doktor amcan gelişimi çok iyi, sütün çok yaramış dediğinde öyle mutlu oldum ki. Biliyor musun gurur duydum kendimle. Muhteşem bir duygu bu. Seni kendimden bir şey vererek büyütebilmek, seni beslemek, sana yetebilmek çok güzel. 4270  gr olmuşsun, bacakların tombikleşmiş, saklasam iyi olacak seni çünkü öyle çok kişi var ki bacaklarını ısırmak için bekleyen. Boyun 55 cm, sağlık ocağındaki ebe kısa boylu bir oğlunuz olacak demişti ama bence yanılıyor. Benim süt kuzum bayılıyor süt içmeye. Baş çevren de 40 cm olmuş, iyi bir şeydir herhalde bu da :) Günlük ortalama 30 gr alman yeterliymiş gelişiminin iyi olması için. Babanla hesapladık 46 gr almışsın sen günde. Deden çok güldü "ayrılmıyor ki memeden alır tabii" diyor.

28 Kasım 2013 Perşembe

41. gün

ilk kez gülümsedin bugün... öyle mutlu oldum ki. sürekli asıyorsun yüzünü, çatıyorsun kaşlarını... zaman zaman yakalıyoruz seni gülümserken ama anlık oluyor ama bugün farklıydı anneannen konuşurken seninle dikkatlice bakıyordun ona zaten bayılırsın ya muhabbete gülümsemeye başladın birden sanki anlarmış gibi onu yıllar sonra bu satırları okurken komik gelecek belki sana ya da abartı gibi ama inan bana büyüleyici bir andı gözlerim doldu seni öyle keyifli görünce

10 Ekim 2013 Perşembe

Son 10

Benim minik meleğim,
Sadece 10 gün kaldı seni kollarıma almama. Seni öpmeme, koklamama sadece 10 gün kaldı. 260 gün olmuş sen bana geleli. Ne çabuk geçti zaman. Minicik bir fasulye tanesinden bile minikken gün geçtikçe büyüdün içimde. Babanla mm'leri sayardık "Bak oğluma nasıl da büyümüş diye" Evet, o zaman bile oğlum derdim ben sana hep. Varlığını öğrendiğim günden beri biliyordum senin dünya tatlısı minik bir oğlan olduğunu. Seni okşarken, senden bahsederken "oğlum" derdim hep. Baban da kızdırırdı beni, hele bir kızımız olsun bir bir anlatacağım ona, annen hep erkek istedi diyeceğim diye. Ama bak ben haklıymışım, senin gibi küçük bir prensim var şimdi.
O kadar muhteşem ki seni içimde hissetmek. Hareketlerin, o minicik ayaklarınla, ellerinle itmelerin öyle müthiş hissettiriyor ki bana kendimi. Sana kavuşmak için çok heyecanlıyım, ama bir yandan istemiyorum henüz doğmanı, benden ayrı olmanı. Gece gündüz seni hissederken içimde, her hareketinle eğlenirken (arada canım yansa da) 10 gün sonra artık içimde olmayacak olman garip hissettiriyor. Bunu söylediğim herkes garip garip bakıyor yüzüme ama ben senin içimde olmanı çok özleyeceğim miniğim.
Canım yansa da dedim ya biraz önce bazen öyle sert vuruyorsun ki, irkiliyorum, boş bulunup hopluyorum, bazen çok acıyor canım. Ama Aras'ım o acı bile mutlu ediyor beni, ohh diyorum demek ki benim miniğim iyi, nasıl da oynuyor içerde yaramazım.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Günaydın miniğim,
Her sabah beni tatlı kıpırtılarınla uyandırıyorsun ya bilemezsin öyle güzel bir his ki bu! Sen içimde oynadıkça kahkahalar atıyorum. Seni izlemek o kadar zevkli ki! Benim güzel oğlum iyi ki varsın. Şimdiden öyle çok seviyorum ki seni. Elim karnımda hep, sana yakın olmak, seni daha çok hissedebilmek için.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

***

Güzel oğlum benim, bu sabah o kadar mutlu uyandım ki sayende. Kıpır kıpırdın içimde. Hareketlerini izleyebildim ilk kez. Elimi koyunca hissetmekten daha farklı bir şeymiş bu. Keşke kameraya çekebilseydim o anı. Karnımda küçük dalgalar vardı sanki. Göbek deliğim bir oraya bir buraya gitti geldi. Gülünce bırakırsın diye nefes almaya bile çekindim. Çok mu sıkıldın yavrum içeride? Dayan annecim biraz daha. Henüz çok erken kavuşmak için.

2 Ağustos 2013 Cuma

bir gece yarısı

Miniğim, benim birtanem güzel oğlum gece 4:53 saat. Kötü bir rüyadan ağlayarak uyandım Buraya yazmıycam rüyamı çünkü hatırlamak istediğim rüya değil senin kıpırtıların. Şu an kıpır kıpırsın minik kelebeğim. Kanatlarını çırparak güç veriyorsun bana.  ben burdayım, sen üzülme mi diyorsun yoksa sen bana?
Aras'ım çok güzel bir gelecek kurmak istiyorum sana. Maddi manevi sıkıntılardan uzak  huzurlu bir hayatın olsun istiyorum. Sen hep mutlu bir çocuk ol istiyorum. O kadar tatlı ki babanın gülümseyişi; sen de onun gibi güzel gülümse...Şen kahkahaların olsun.Eminim ki dünyanın en güzel bebeği olacaksın, o güzel yüzünden hüzün hep uzak olsun bebeğim.
Zaman zaman çok korkuyorum bebeğim sana iyi bir hayat sunamamaktan. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ve ben senin için her şeyin en iyisini yapmak istiyorum. Başarabilecek miyiz bunu, bu günleri atlatıp daha iyi, daha ferah bir yaşam sağlayabilecek miyiz sana bilmiyorum. Baban, deden. anneannen ve teyzen hep güzel şeyler söylüyorlar. İyi ki onlar var!Bana güç veriyorlar. Bazen umudumu kaybetsem de sana sunabileceklerim konusunda sen minicik ayaklarınla hayat veriyorsun bana. Umudumsun sen benim oğlum. Daha ufacıksın ama hayatımın merkezi, yaşamın kaynağı sensin sanki. Benim biricik oğlum dilerim, belki de yıllar sonra okurken bunları dönüp baktığımda evet diyebilirim, evet Arasım için her şeyin , elimsen gelenin en iyisini yapmışım. Allahım bana o gücü verir inşallah. 
Kuzum hareketler kesildi, uyudun galiba miniğim. Seni yormadan daha fazla geçeyim ben de uykuya.Seni çok seviyorum oğlum.

30 Temmuz 2013 Salı

...

Fındığım ne çok seviyorsun dondurmayı sen... Dün gece o kadar okşadım, konuştum seninle. Hadi oğlum, benim güzel oğlum, yavrum diye diye. Ama nerde, küçük bey de tık yok :) Sabah anneannenle konuştuk, sevdik seni, yine ses yok. Gittim aldım bir tabak dondurma ve başladın kıpır kıpır oynamaya. Biricik oğlum benim, canımdan bir parçamsın sen. Sen mutlu ol, hareketlen ben tabak tabak yerim o dondurmaları.

28 Haziran 2013 Cuma

Minik kıpırdanmalar....

      Tekmelerin nasıl mutlu ediyor beni bir bilsen... Ama annecim bazen öyle sert vuruyorsun ki sıçrıyorum sanki. Biraz önce de öyleydi, uzandım koltuğa koydum elimi karnıma. Tv izliyordum. Alışkanlık oldu elim karnımda hep, olur da kıpırdarsan hissedebileyim diye. Birden öyle hızlı vurdun ki, dalmışım hopladım sevinçten. Ben kahkahalar atınca bir daha attın tekme. Hissettin mi yoksa annecim ne kadar mutlu ettiğini beni?
      Baban dalga geçiyor benimle sen içerden vurdukça. Bak diyor hissedemiyorum diyordun, şimdi yerinde durmuyor sıpa :)
Aras'ım güzel oğlum, annen öyle çok ağladı ki, üzüldü ki... Çok bekledim seni hissetmeyi, haftalarca her gün bir umut, belki dedim bugün küçük de olsa bir hareket olur. Bir forum var okuyorum hep orayı, seninle yakın zamanlarda dünyaya gelecek bebişlerin anneleri yazıyor orada yaşadıklarını. Hepsi 16-17 haftalıkken başladılar anlatmaya hissettiklerini, yavrularının nasıl da ufak ufak hareketlendiğini. Onları okudukça moralim bozuldu ben niye hissedemiyorum diye. Bir sorun mu var diye doktora bile sordu senin pimpirikli annen. Ama sonunda çok mutlu ettin beni kuzucum. Tam 21. haftamızdı. 20 Haziran perşembe günüydü. O kadar garip bir histi ki tarif bile edemedim, başladım ağlamaya, anneanneni ve babanı aradım hemen. Çok mutlu oldular onlar da. Göz seyirmesi gibiydi ilk başta. Karnımın içinde belli belirsiz bir his. 2 defa oldu o gün ama uçtum mutluluktan. Gittikçe daha belirgin oluyor. Dün gece yine koymuştum elimi karnıma, uzanıyordum yine. Ve sen elime dokundun. Hissediyor musun bebeğim yoksa sıcaklığımı? Tam avcuma doğru attın tekmeni. Çok çok güzel harika bir his bu.

16 Haziran 2013 Pazar

İlk babalar günü

      Aras'ım şimdi yazacağım mektup senin babana ilk hediyen. İlk babalar gününüz bugün sizin. Ve o yüzden de çok özel bir gün bence. Bir anısı olsun istedim yıllar sonraya kalsın. Ama annecim o kadar sabırsızım ki dayanamadım günler öncesinden verdim hediyelerini. Baban çok duygulandı okurken, bence belli etmemeye çalışıyordu ama sesi titredi okurken. Bu mektup dışında iki de T-shirt aldım babana, sana da aynı renklerde iki T-shirt. İkinizin de giyip yanyana olduğunuz günü görmek için sabırsızlanıyorum.
      Evet gelelim şimdi mektuba. Baban saklıyor mektubu ama ben yine de buraya yazmak istedim. Bulunsun burada da :)


07.06.2013
     Canım babam,
Ben de anneme çekmişim. Sabırsızım... Güzel bir sürpriz yapacağında sabredemez ya hani çıkarıverir karşına. Ben de beklemek istemedim. BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN BABACIM!
     Annem seni anlatıyor bana hep. Sana nasıl aşık olduğunu, seni ne kadar çok sevdiğini. Duydukça mutlu oluyorum. Aşk çocuğu olmak güzel bir şey.
     Annem babana benze olur mu oğlum diyor. Onun gibi iyi, onun gibi güzel bir insan ol.Söz veriyorum babacım senin gibi olucam ben de, kocaman yürekli, iyi kalpli bir adam. En çok gülümsemeni seviyorum senin. Nerden mi biliyorum.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

***

Günaydın oğlum,
Biliyor musun her gün güzel seninle. Sana kavuşmaya her gün biraz daha yaklaşıyorum. Benim güzel oğlum, Aras'ım. Öyle sabırsızım ki! O mis kokunu içime çekmek istiyorum bir an önce. bir an önce sana sarılmak, o minik ellerini tutmak, seni görmek istiyorum. Öyle çok merak ediyorum ki seni! Kime benziyorsun, saçların, gözlerin nasıl? Aslında bütün bunlardan önce sen nasılsın? Sağ salim, sağlıkla seni kucağıma alacağım günü iple çekiyorum. tanıdıkça daha iyi anlayacaksın beni. Bazı kötü huyları var annenin. Bazı günler öyle panikliyorum ki! Orada mısın, iyi misin, ya sana bir şey olursa, ya beni bırakıp gidersen diye bin türlü kötü düşünce geçiyor aklımdan. Seni okşayıp dualar ediyorum Allah'ım sen oğlumu koru diye.
Daha duymaz, anlamaz diyorlar ama bence sen beni duyuyorsundur, en azından hissediyorsundur değil mi? Seni nasıl sevdiğimi, senin benim mucizem olduğunu hissettirebiliyor muyum sana? Seninle konuşurken hep yüksek sesle konuşuyorum evin içinde bile. Elimi karnıma koyup okşuyorum seni sıcaklığımı hissetmen için.Öyle hoşuma gidiyor ki! Sana daha yakın hissediyorum kendimi. Baban da çok seviyor seni öpmeyi. Her sabah günaydın öpücüğümüzü, yatmadan iyi geceler öpücüğümüzü alıyoruz. Şakacı bir baban var, bana takılmayı çok seviyor. Trip atarken ki hallerime, yüzümün aldığı şekle bayılıyormuş. Kızdırıp duruyor bazen beni. Ama seninle işbirliği yapıp kandırıyor yine beni, alıyor gönlümü. Ben küsünce beni oğlumsuz bırakamazsın diyor, seni öpmeye, seni okşamaya başlıyor, bir bakmışsın barışmışız. Babanda şeytan tüyü var. O kadar güzel bir adam ki senin baban. Bana kendimi dünyanın en şanslı kadınıymışım gibi hissettiriyor. Dilerim siz de çok iyi anlaşırsınız. Bazen zor bir adam oluyor ama inan bana dünyanın en iyi babası olacak. Öyle sıcak ki baban. Ona dokunmaya doyamıyorum. Huzur buluyorum babanın omzuna yaslanınca. Geçen gün seni hayal ettik. Babanın omzunda uyuyup kalışını, göğsünde yatışını. Çok mutlu olacaksın orada eminim. Babanın elleri sıcacık. Seni okşadığında hissediyor musun sen de? Hayat bazen çok zor, çok yorucu oluyor oğlum. Dilerim o yüzüyle sen hiç karşılaşmazsın ama sakın korkma baban var, o hep yanında olacak. Emin ol Arascım sana bakışıyla bile daha iyi hissettirecek sana kendini. Ben ne zaman kötü hissetsem kedi gibi sokuluyorum ona. Rahatlatıyor, güven veriyor onun sıcaklığı.